Demir Hoca Efendi Hazretleri

Nevşehir

(d.1870 / ö.1952)

Nevşehir'de yaşamış velilerdendir. Adı Mustafa, babasının adı Ahmed'dir. Nevşehir'in Karasoku mahallesinde dünyaya gelmiştir. Halk ara­sında Demir Hafız veya Demir Hoca olarak meşhur olmuştur. Tahsilini mem­leketinde tamamladı. Hacı Hamdi Efendi'den icazetini aldı. Geçimini manifaturacılık yaparak kazanan Demir Hoca, muhtelif cami­lerde fahri olarak imamlık yaptı. Sonraları ticareti tamamıyla bırakıp taliplerini yetiştirmekle meşgul oldu. Aksaray'dan ziyaretine gelen talebelerinden bazıla­rı: "Keşke hocamıza iki Aksaray Kavunu getirseydik" diye aralarında ko­nuştular. Sonra da hocalarının huzuruna vardılar. Demir Hoca Efendi Hazretle­ri evdekilere: "Misafirlerimize karpuz getirin de yiyelim. Kavun olacağına karpuz ol­sun" dedi. Bir ara Ramazan ayında Konya'ya gidip bir ay boyunca vaaz ve nasihatte bulundu. Kendisine bir miktar para vermek istediler. O bunu kabul etmedi. Is­rar ettiklerinde: "Ben ilmi para ile satamam" buyurdu. Üçhisarlı Emekli müftü Ali Efendi bir gece rüyasında, Demir Hoca Efendi'yi Rasulüllah Efendimiz'in bahçesine girmiş, ağaçtan bir nar koparmak is­terken gördü. Bahçenin bekçisi ona: " "Burada nar hissen var. Narı alman için biraz daha beklemen lazım" dedi. Demir Hoca Efendi'nin yanında rüyasını anlatınca, talebelerinden biri: "Ahirete yolculuk var" diye yorumladı. Orada bulunan arkadaşlarının: "Bunu nasıl söylersin?" demeleri üzerine Demir Hoca: "Dokunmayın, Hacı doğru yorum yaptı" dedi. Bu hadiseden bir süre son­ra Demir Hoca Efendi'yi köylerine vaaz için götürmeye gelen köylülere: "Sizlerle gitmeye izin yok. Ancak nar köyüne gitmeye izin var" diyerek onlarla helalleşti. Daha sonra da Nar köyüne gitti. Vefatından önceki gece ya­nında bulunanlara: "Eğer vefat ederken şuurunuz yerinde olursa, Peygamber Efendimiz'in son nefesinde okuduğu duayı okursunuz" dedi ve yanındakiler gidince, onlara bu duayı okumalarını söyledi. Bu halde iken 1372 (m.1952) yılında vefat etti. Nevşehir'de, Damad İbrahim Paşa'nın yaptırdığı Kurşunlu Camii'nde kalabalık bir cemaat tarafından namazı kılındı. Nevşehir kabristanında defnedildi.

Yüce Allah sırrını mukaddes ve mübarek kılsın.