Muhammed Hazîn Efendi Hazretleri

Siirt

(d.? / ö.?)

Anadolu'nun manevî zenginliği olan velilerdendir. Doğum yeri ve tarihi belli değildir. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Küçük yaşlarda ilim tahsiline başlayan Muhammed Hazin ilim öğrenmek için Seyyid Taha Hazretleri'ne git­ti. Seyyid Taha Hazretleri, Muhammed Hazin’e: "Senin işin Osman-ı Tavîlî'nin elindedir. Ona gidiniz" buyurdu. Bunun üzerine Muhammed Hazin Hazretleri Irak'a gitti. Şeyh Osman Tavîlî Hazretleri'nin sohbetlerinde yetişip kemale erdi. Hilafet alıp memleketi olan Siirt'e döndükten sonra Ulu Cami'de vaaz ve sohbetlerine başladı. Muhammed Hazin Hazretleri, ömrünün sonuna kadar insanları Allahü Teala'ya kavuşturan Ehl-i Sünnet vel Cemaat yoluna davet etti. Sohbetleri çok bereketli olurdu. Pek çok talebe yetiştirdi. Kendisinden pek çok keramet nakledilir. Ömrünün sonuna doğru rahatsızlanıp, yatağa düştü. Vefat anı yaklaştığında yanında taliplerinden müezzin Yusuf Efendi bulunuyordu. Bir ayeti kerime okuduktan sonra şöyle buyurdu: "Allahü Teala'nın kullarından bazıları öldüklerinde, gökler kendilerine doğru yükselen amellerin son bulması sebebiyle ağlarlar. Yine aynı şekilde yerler de üzerlerinde yapılan iyi amellerin kesilmesinden dolayı ağlarlar. Me­lekler bu sırada garip kuşlar halinde gelip, cenaze ile birlikte giderler. Sübhanallah velilerin ruhları ne kadar hızlı. Meleklerden daha çabuk gelip gidiyorlar'' dedi. Daha sonra Yusuf Efendi'den Kur'an-ı Kerim okumasını istedi. O sırada vefat etti. Sağlığında işaret ettiği yerde türbesi yapıldı. Türbe için ka­zılan toprağın altından birkaç ok ve kıvırcık saçlı bir şehit çıktı.

Yüce Allah sırrını mukaddes ve mübarek kılsın.